Orman Alanlarının Toplulaştırma ve İmar Uygulama Alanlarına Dahil Edil
Harita Mühendisliği Forumu
21 Mayıs, 2012, 23:18:30 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Sponsor Tanıtım Bölümümüz açılmıştır... TIKLAYINIZ!!!
 
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Orman Alanlarının Toplulaştırma ve İmar Uygulama Alanlarına Dahil Edil  (Okunma Sayısı 1342 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
29 Eylül, 2010, 00:32:47
Hilal

Administrator

Bağımlı Üye

*


Üye No : 4

Cinsiyet : Bayan

Nerden : Çorum

Konu  : 144

Mesaj : 165

Karma: +13/-0
Site
Çevrimdışı

ORMAN ALANLARININ TOPLULAŞTIRMA VE İMAR UYGULAMA ALANLARINA DAHİL EDİLMESİ GEREKTİĞİNİN NEDEN – SONUÇ İREDELEMESİ
 
Uğur KOCAMAN
OrmGn.Md.Kad.Şb.Md.
 
ORMAN ALANLARI İÇİN GELİN BİRAZ LAFLAYALIM.
 
Yazı başlığını okuyan siz değerli okuyucularımızın orman alanları ile ilgili olarak tereddüt içerisine gireceği endişesinden hareketle; konunun tam olarak anlaşılabilmesi noktasında yazı başlığı içeriğine girmeden evvel yürürlükte bulanan mevzuat ve bu mevzuat kapsamda ülkemizde taşınmaz mallarla ilgili olarak yapılan uygulamalar ve bunların sonuçlarını irdeleme uygun olacaktır.
 
1 – Anayasamızın 169 uncu maddesinde “Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerine yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz. Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz.” hükmü mevcuttur.
 
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanununun Amacının ne olduğu şu şekilde açıklanmıştır.
  
“Bu Kanunun amacı sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda;
 
a) Toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını,
          
b) Yeterli toprağı bulunmayan ve topraksız çiftçilerin zirai aile işletmeleri kurabilmeleri için Devletin mülkiyetinde bulunan topraklarla topraklandırılmalarını, desteklenmelerini, eğitilmelerini,
 
c) Ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi,
 
d) Yeni yerleşme yerleri kurmayı, mevcut yerleşme yerlerine eklemeler yapmayı,
 
e) Zorunluluk halinde tarım arazisinin diğer amaçlara tahsisini düzenlemeyi,
 
f) Dağıtılmayan tarım arazisinin değerlendirilme şeklini belirlemeyi,
 
g) Bakanlar Kurulunca gerekli görülen diğer bölgelerde gayrimenkullerin Milli Güvenlik nedeniyle mülkiyet ve tasarruf şekillerinde ve yerleşim yerlerinde düzenlemeler yapmayı, sağlamaktır.”
 
Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Arazi Topluluştırılmasına İlişkin Tüzüğünün amacı ise; “Bu Tüzüğün amacı; toprağın korunmasını esas alan bir yaklaşımla tarım arazilerinin hangi zorunlu durumlarda amaç dışı kullanılacağına, tarımsal üretim gücü yüksek büyük ovaların belirlenerek korunmasına ve arazi toplulaştırması ve dağıtımı yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” yazılımı şeklinde tanımlanmıştır.
 
Diğer Tarftan İmar Kanununun amaç başlığı taşıyan maddesinde “Bu Kanun yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir” hükümleri mevcuttur.
 
2 – Ülkemizde orman kadastrosuna ilişkin mevzuatın çok geniş olması nedeni ile, konu hakkında özet bilgi verilerek yetinilecektir. Bilindiği gibi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 1987 yılında yürürlüğe girdiği tarihe kadar ülkemizde orman tahdidi ve orman kadastrosu 3116 ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre orman tahdit komisyonları ve orman kadastro komisyonları tarafından yapılmakta idi. Genel olarak ormanlar tescile tabi olmayan yerlerden olduğundan 3402 sayılı Kadastro Kanunundan önce arazi kadastro çalışmalarında orman alanları belirlenmemiş ise bu yerler kadastro harici (tespit ve tescil harici) olarak bırakılıyordu. 1987 yılından sonra arazi ve orman kadastro çalışmaları mümkün olduğu kadar birlikte yapılmaya çalışılmış ve yapılmıştır. 3402 sayılı Kanunun 4/3 maddesi gereğince orman idaresince 2 aylık süre içerisinde orman sınırlarının belirlenmesi halinde arazi kadastro ekipleri bu sınırlara uyarak çalışmalarına devam ediyordu. Ancak 3402 sayılı Kadastro Kanununun hükmü gereği 2 aylık sürede çoğu kez orman sınırları orman kadastro komisyonlarınca belirlenemiyor, orman sınırlarını ormancılık eğitimi almamış dolayısı ile nitelik tespiti (vasıf tayini) bilgisi olmayan arazi kadastrosu ekipleri yapmak zorunda kalıyordu.
 
Söz konusu aksaklıkların giderilmesi ve genel kadastro çalışmalarının bir an önce bitirilebilmesi için Orman sınırlarının belirlenmesi 2005 yılında yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunla 3402 sayılı kanunun 4 ncü maddesi değiştirilmiş eş zamanlı olarak arazi ve orman kadastro çalışmalarının  birlikte yapılması sağlanmıştır. Ancak 2005 yılına kadar Ülkemizin yaklaşık %75 inin orman kadastro çalışması tamamlanmıştır.
 
Hukuki nedenlerin dışında teknik olarak da arazi ve orman kadastro çalışmalarının farklı kurumlar, farklı ölçü sistemleri ve farklı ölçekte harita üretmek gibi nedenlerden dolayı üretilen paftalarında birliktelik sağlayamamıştır. Sanki Ormancılık eğitimi alan orman mühendisleri harita yapmak veya düzenlemek gibi bir zorunluluk içerisine çekilmiş, yapılan orman kadastro çalışmalarının tescil edilmesi safhasında binlerce orman kadastro dosyası kadastro müdürlüğü raflarında yıllarca beklemiştir. 1992 yılından sonra Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde harita mühendislerimizin çalışmaya başlaması ile orman–harita mühendisliği disiplinleri bir araya gelerek olması gereken birliktelik sağlanmıştır.
 
Ayrıca; orman kadastrosu yapılan yerler de daha sonra arazi kadastro çalışmaları yapılmış ve arazi kadastro ekipleri, kesinleşmiş orman kadastro sınırlarına uymamış bazen de tersine arazi kadastrosu yapılan yerlerde daha sonra çalışma yapan orman kadastro komisyonları arazi kadastro sınırlarına uymamış  ve bu nedenle de mahkemelerde çok sayıda davalar zorunlu olarak açılmıştır.
 
TAPU ve KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2010 – 2014 Stratejik Planında:
    
“ Hedef 4: 2014 yılı sonuna kadar yenilenecek toplam 8.100.000 parselden kalan
6.665.000 parseli tamamlamak 2008 yılında başlanan ve Dünya Bankasından alınan 135 milyon Euro tutarındaki kredi ile yapılan Tapu ve Kadastro Modernizasyon Projesi (TKMP) ile 5 yıl süre içerisinde teknik nedenlerle yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden, pafta zemin uyumsuzluğu bulunan, eksikliği görülen 4,1 milyon kadastro parselinin mekansal bilgi sistemlerinin altlığını oluşturacak ve ulusal mekansal veri alt yapısının temelini sağlayacak duruma getirilecektir. Değişik ölçek, hassasiyet, altlık ve sistemlerde üretilmiş kadastral haritalarproje sonucunda güncel, güvenilir, sorunsuz standardize edilmiş, hukuken geçerli hale getirilerek e-devletin tapu kadastro ayağını oluşturan TAKBİS’e entegre edilecektir. Kredi bitiminde yenileme çalışmalarına kurum kaynakları ile de devam edilecek olup bölge müdürlüklerimizden gelen, öncelikli 8.1 milyon parselin yenileme talebi karşılanacaktır.” İfadesi mevcuttur.
 
2859 sayılı Paftaların Yenilenmesi Kanununda yapılacak pafta Yenileme Kanununda ”Teknik nedenlerle yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden veya eksikliği görülen ve en az bir mevki veya ada biriminde zemindeki sınırları gerçeğe uygun şekilde göstermediği tespit edilen tapulama ve kadastro paftalarının” yenilenmesi ön görülmüştür. Yani Ülkemizde TKGM Genel Müdürlüğünün ifadesine göre yaklaşık 210.000 adet kadastro paftasının basit tanımla teknik olarak yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu paftaların güncel teknoloji ile yenilenmesi çalışmaları pek kolay bir iş değildir. Önemli miktarda para, emek, zaman harcanması gerekmektedir.
 
3 – Ülkemizde bu güne kadar toprak sınıflandırma işleminin tam olarak yapılamamış olması nedeni ile üretim, istihdam ve dolayısı ile ekonomik kayıplarımız olduğu herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Yine  Ülkemiz de kurumlar arasındaki koordinasyosuzluk nedeni ile benzer içerikte iş ve işlemleri farklı zaman ve yöntemlerle farklı kişi yada kurumlarca yapılmasından dolayı ekonomik ve zaman israfana yol açtığı da bilinegelen bir durumdur. Bunun günlük hayatımıza en çok yansıyan bölümü belediyelerce yürütülen kaldırım tadilatlarıdır. Zira belediyeler nerede bir kaldırım çalışmasını tamamlasalar bu yerlerde çalışmalardan kısa bir süre sonra elektrik, bu iş bittikten sonra su, bu iş de bittikten sonra doğalgaz vs. nedenlerle  hep kaldırımların veya yolların kazıldığına şahit oluruz. Aslında toplulaştırma-imar uygulamaları, orman ve arazi kadastro çalışmaları paftalarının yenilenmesi işlemleri birbirine benzer işlerdendir. Arazi toplulaştırma ve imar mevzuatına genel olarak baktığımızda Ülkemizde arazi toplulaştırması salt tarım arazilerinin etkin ve verimli kullanılması ve bu vesile ile kırsal alanda sosyo ekonomik gelişmişliği artırmayı hedeflediği, kentsel alanlarda da özetle planlı yapılaşmayı öngördüğü anlaşılmaktadır. Toplulaştırma Tüzüğünün 18 inci maddesinde ”... Belirlenen toplulaştırma alanı içerisinde bir kısım alanın kadastro paftalarının yenilenmesi gerekiyorsa, bu yerlerin kadastro veya yenileme işlemleri Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce öncelikle yapılır veya yaptırılır...” hükmü mevcuttur.
 
Neden yenileme çalışmaları ile toplulaştırma çalışması eş zamanlı yürütülmez ve neden Devlet benzer içerikte çalışmalar için mükerrer kaynak harcamak zorunda kalır? Yenileme mevzutına baktığımızda mevcut kadastro paftalarının bu paftalara esas teşkil eden mülkiyet belgeleri esas alınarak sayısal hale getirilmesinden ibaret olduğu görülmektedir. Yenileme işlemi burada yazıldığı gibi basit bir işlem olmadığı bilinmekle beraber sonuç olarak ortaya çıkan sayısal pafta ve BÖHHBÜY ( Büyük Ölçekli Harita ve Harita Bilğileri Üretim Yönetmeliği)’ne uygun ölçü değerleridir. Diğer bir ifade ile bu çalışma neticesinde toplulaştırma işlemi ile, verimli tarım yapmaya uygun olmayan parsellerin geometrisi düzenlenerek verimli ve ekonomik tarım yapılaması hedeflenmiştir. Toplulaştırma Tüzüğünde bahsedildiği gibi önce arazinin tekniğe uygun haritası yapılacak, daha sonrada toplulaştırma çalışmasına geçilecek, toplulaştırılmış olan yerler tekrar ölçülecek ve haritası yapılacaktır.
 
4 – Bu yazının amacı Kurumları ve kişileri suçlamak değildir. Ancak, ülkemizde orman ve arazi kadastro çalışmalarının farklı kurumlar tarafından farklı zaman ve yöntemlerle yapılmış olması bu gün için içinden çıkılması güç durumları ortaya koymuştur. Bu gün tapu sicilinde kişiler adına kayıtlı olan bazı taşınmazların kesinleşmiş orman kadastro sınırlarına göre kısmen ya da tamamen orman alanında kaldığı tespit edilmekte ve yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında tapu iptal davaları açılarak bu tapular iptal edilmektedir. Bu şekilde mülkleri elinden alınan kişiler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine müracaat etmekte ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de özetle  “... ormanların dünya varlığı olduğunu ormanların vasıflarının korunması ve ormanların orman niteliği dışında mülkiyete konu edilmemesi gerektiğini, kişinin mülkiyet hakkı ile kamunun yararı arasında gözetilmesi gereken adil denge nedeni ile Devlet tarafından verilecek makul bir tazminat karşılığın da (Kamulaştırma) orman alanlarında kalan tapuların iptal edilmesi gerektiği yönünde kararlar vermektedir. AİHM nin bu ve buna benzer kararları ülkemiz için artarak devam etmektedir.
 
« Son Düzenleme: 21 Aralık, 2010, 21:23:22 Gönderen: Fatih » Kayıtlı

www.sehirbolgeplanlama.com


Sponsor Bağlantılarımız
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
||| GoogleTagged |||

Site Adı Etiketler
Orman Alanlarının Toplulaştırma ve İmar Uygulama Alanlarına Dahil Edil
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Jeodezi Anabilim Dalı'nın Uygulama Alanları
Jeodezi
Fatih 0 976 Son Mesaj 30 Nisan, 2010, 18:43:25
Gönderen: Fatih
3194/18. Madde Uygulama Örneği
3194/18. Madde Uygulamaları
Fatih 16 10990 Son Mesaj 24 Nisan, 2012, 04:38:29
Gönderen: acuunhann
Orman Alanlarının Toplulaştırma ve İmar Uygulama Alanlarına Dahil Edilmesi Gerektiğinin Nedenleri 2
Makaleler
Hilal 0 822 Son Mesaj 29 Eylül, 2010, 00:33:47
Gönderen: Hilal
Arazi Toplulaştırma Forumu Antalya'da Gerçekleştirildi
Portal Haberleri
Fatih 0 819 Son Mesaj 06 Mart, 2011, 21:36:28
Gönderen: Fatih
Kırsal Alan Düzenlemesi Uygulama Örneği
KTÜ Harita Mühendisliği
Fatih 0 1376 Son Mesaj 11 Nisan, 2011, 16:54:39
Gönderen: Fatih
SMF.GEN.TR LİNK PROJESİ
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Forum Hakkında Yasal Uyarı Rank
Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
| Site Map | Sitemap 2 | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss |
Kuruluş : 08.03.2010
Tema Edit : Fatih
Tema : Default_Edit
Bu site, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "yer sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz "uyar ve kaldır" prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, email adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler tarafımızdan incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.
İletişim | Kurallar |Güvenlik

Bilim Mühendislik

Bu Sayfa 0.713 Saniyede 26 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.112s, 2q)

Bugün 00:03:21
Sitemap
1, 2, 3, 4